Translate

komodo nv-le etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
komodo nv-le etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Ekim 2014 Perşembe

Swiftech Apogee XT cpu bloğu & Intel Core i7 2600K ve testler.

Önceki yayında geçici bir sistem kurulumu yapmıştık. Ekran kartını ve ram'leri, üzerlerine taktığımız yeni bloklarıyla test etmiştik. Bu hafta sonu işlemcinin de bloğunu su soğutma sistemimize ekleyerek üçü bir arada performansları test etme şansım oldu. Böylece proje bitimine kadar bizi bir süre idare edecek olan sistemin son haline şekil vermiş olduk.













 


 
 
 
 
 


 


 
 
 
 
 
 
 

Daha önceki su soğutma projelerimde soğutma sıvısının boşaltılması konusuna çok dikkat etmezdim. Ancak bu sefer bunu oldukça göz önünde bulundurdum ki sisteme ekleme çıkarma yapmak, olası bir kaçakta dirsek ya da rakora zahmetsiz müdahale edebilmek için bu durum aslında önemli. Soğutma sıvısını boşaltmak için alttaki 360'lık radyatörün çıkışına yerleştirdiğim valf de oldukça kullanışlı oldu. Dolayısıyla işlemci bloğunu sonradan eklemek ne zamanımı aldı, ne de zahmetli oldu.

Sistemimizin son durumunu da fotoğraflarla paylaştıktan sonra artık soğutma performansını paylaşabilir ve bu konuda bazı temel bilgiler  verebilirim.
 

İşlemci Sıcaklık Değerlerinin Limitleri

Bir işlemci hakkında çok ısınıyor diyebilmek için o işlemcinin üreticisi tarafından belirlenmiş max. sıcaklık değerlerini bilmemiz gerekir. Kullandığımız işlemcinin limitlerini bilmeden yorum yapmak yanlış olur. Peki bu limit değerler nedir, üreticiler tarafından verilen bu değerler nasıl yorumlanmalıdır ? Test sonuçlarına geçmeden önce biraz bu konulara değinmek istiyorum.
 
Sistemde kullandığımız işlemci Intel'in Core i7 2600k modeli olduğundan aşağıda vereceğim değerler bu işlemci için olacaktır. Intel'in ürünle ilgili verdiği spesifikasyon bilgilerini ürünün web sayfasından da inceleyebilirsiniz. Farklı marka ve model işlemciler için değerler farklı olabilmektedir. Ama bu değerler genelde üreticinin sayfasında yazar.
 
Intel'in Core i işlemcilerinde iki farklı tipte ısı sensörü vardır.  Bunlardan biri Cpu Case olarak belirtilen sıcaklık değerini veren, işlemci çekirdeklerinin altında merkezde bulunan ısı sensörüdür.  Diğeri ise Digital Thermal Sensors(DTS) olarak adlandırılmış ve her çekirdeğin kendi içinde bulunan ısı sensörleridir.
 
İşlemci genelinin sıcaklığını veren Cpu Case ile ölçülen sıcaklık değerinin eşiği, Intel tarafından Tcase olarak adlandırılır ve limit değer(Tcase max.) 72,6C olarak belirtilmiştir.
 
DTS ile her bir çekirdeğin bireysel olarak ölçüldüğü sıcaklık değeri de Tjunction olarak adlandırılır  ve eşik değer(Tj max.) genel olarak 100Cº derece olarak belirtilir. İşlemci bu değere göre throttle dediğimiz frenleme(çalışma frekansı, voltaj düşürme) işlemini yapar ya da artık 90Cº'nin üzerinde bir değerde komple işlemciyi kapatır.
 
Yani basitçe Core i7 2600k için Tcase ve Tjunction olmak üzere iki sıcaklık değeri vardır ve bunların Intel tarafından belirtilmiş limitleri; 
 
22 Cº(72F) derece olarak baz alınmış oda sıcaklığında(Ambient Tempereture);

 
Tcase max= 72,6 Cº
Tjunction max= 100 Cº (Throttle/Tamamen kapatma)
 
şeklinde belirlenmiştir ve bu değerler aşağıdaki şekilde sıralanır.
 
* Tjunction  > Tcase > Ambient Temp 
 
 
4 çekirdekli Core i7  2600 k için konuşursak işlemci çalışırken bir Tcase sıcaklık değerimiz ve her bir çekirdek için ayrı ayrı olmak üzere 4 adet Tjunction sıcaklık değerimiz vardır.
 
Tcase değeriniz 72,6 Cº dereceye ne kadar yaklaşırsa işlemciniz o derece çok ısınmıştır. Çekirdekleriniz 100 Cº dereceye ne derece yaklaşmışsa çekirdekleriniz de o derece limite yaklaşmış ve ısınmış olacaklardır.
 
Tcase ve Tjunction değerlerini yorumlarken aşağıdaki bilgilerin de aklımızın bir köşesinde durmasında fayda var.
 
Tcase değeri, işlemci üzerinde bulunan Cpu Case ısı sensörünün ürettiği analog değerin anakart üzerindeki süper I/O(input/output) chip ile digital veriye dönüştürülmesiyle elde edilir. Bu digital veriyi doğru ölçmek için Anakart üreticisinin BIOS kalibrasyonun da düzgün yapılmış olması gerekir. Dolayısıyla BIOS güncellemelerinden sonra  yeni bios'da kalibrasyonda da bir değişiklik yapıldıysa Tcase, ya da cpu tempereture değerleri değişiklik gösterebilmektedir. Genelde son güncellemeler ile daha doğru değerler elde edilir.
 
Tjunction değerinde ise durum biraz daha farklıdır. Tjunction değerinde, çekirdekler içinde bulunan ısı sensörlerinden alınan analog veri yine çekirdek içindeki DTS ısı sensorleri tarafından dijital değerlere dönüştürülür. Bu digital değerler  Intel tarafından fabrikada kalibre edilmiş ve sıcaklık ölçer yazılımlar ile gösterilebilen değerledir. Intel'in fabrika kalibrasyonu Tjunction ya da çekirdek sıcaklıklarını direk etkiler.
 
Bu noktadan itibaren kullandığımız işlemcinin uzun ömürlü olması açısından dikkat edilmesi gereken asıl noktayı belirtmek isterim. Yıllar önce önce yurt dışı bir donanım sitesinde okuduğum bir makalede düzgün kalibre edilmiş Core i işlemciye sahip bir sistemin normal şartlarda %100 yük altında işlemci sıcaklığının çekirdek sıcaklıklarından ortalama 5Cº derece daha düşük olduğunu, çekirdek sıcaklık değerleri kontrol edilirken işlemcinin uzun ömürlü olması için 100Cº 'lik Tjunction max değerinin değil, Tcase max + 5Cº şeklinde hesapladıkları değerin dikkate alınması gerektiği tavsiye ediliyordu.  
 
Bu durumda Tcase max değeri yaklaşık olarak 73 Cº olan Core i7 2600k işlemcimizin ömrünü kısaltmadan kullanabileceğimiz güvenli çekirdek sıcaklık eşiği 78Cº olarak düşünülmelidir.
 
Dolayısıyla kuracağımız sistemin cpu sıcaklığı 73Cº dereceden, çekirdek sıcaklıkları ise 78Cº dereceden ne kadar uzaksa soğutma sistemimiz o derece iyi olacaktır.
 
Bu sıkıcı ama gerekli bilgilerden sonra artık test sonuçlarımıza geçebiliriz. 
 

Sistemin Soğutma Performansı ve Testler

Testler sırasında işlemciyi kademe kademe overclok yaptım. Proz-Z II için çalışmalar devam ederken kullandığım Core i7 2600k işlemcimi Intel'in stok fanı soğutuyordu. Bu nedenle max. 4.0ghz'a oc.'lu şekilde kullanıyordum. Ancak yeni su soğutma sistemine işlemci bloğunu da ekleyince daha fazla oc. için önümde engel kalmadı.

Böylece ilk stabilite ve sıcaklık testlerini 4.0 Ghz, 4.5 Ghz, 4.8 Ghz frekans değerlerinde gerçekleştirdim. İşte sonuçlar;
 
10 dakikalık 4,0Ghz Aida64 testi sonucunda ortaya çıkan değerler;


 
 
4.0Ghz'lık testi yapmamın nedeni işlemciyi Intel stok fanıyla kullanırken gördüğüm değerleri su soğutma sistemini kurduktan sonra da karşılaştırmak içindi. Daha önce hava soğutma ile işlemci 4.0Ghz'de iken 5 dakikalık aida64 testinde cpu max. 60 derece civarı gösterirken şimdi ki sistem ile bu değer max. 48 derece olmuş. Çekirdekler ise aynı frekansta hava soğutma ile 80-85 dereceleri görüyorken bu sistem ile max. 60Cº'lik değerde kalarak su soğutmanın hava soğutmadan ne derece üstün olduğunu göstermiş durumda. Kurduğum sistemin performansı oldukça yeterli olduğundan 4.0Ghz için 10 dakikalık bir test sıcaklığın max. değerini elde etmek için yeterli. Ancak vereceğim diğer test sonuçlarında işlemciye daha fazla yüklenildiği için test süresini uzatmak gerekiyor.
 
Gelelim 4.0Ghz'de ekran kartının(gpu) sıcaklık değerine. İşlemci bloğu sisteme dahil edilmeden önce yani su soğutma ile sadece ekran kartı ve ram'leri soğuttuğumuz denemelerde işlemci sıcaklığı sisteme olumsuz etki etmediğinden ekran kartı aynı testte max. 36 derece görmüştü. İşlemci bloğu da devreye girdiğinde haliyle bu değer yükseldi. Test sonucunda bu durum açıkça görülüyor. Gpu max sıcaklık değeri olarak 45 dereceye çıkmış. Yani aynı su soğutma sistemine işlemci de girdiğinde ekran kartında 9 derecelik bir sıcaklık artışı olmuş. Bu sisteme işlemci bloğu eklenmeden öncekine göre soğutma performansı olarak düşüş demek olsa da ekran kartının kendi orijinal hava soğutmasına göre yine de  çok ama çok iyi bir değer.
 
 
 20 dakikalık 4,5Ghz Aida64 testi sonucunda ortaya çıkan değerler;


 

 4.5Ghz için de değerler yine oldukça iyi. İşlemci Core i7 2600k'nın Intel tarafından belirtilmiş olan  max. cpu sıcaklığından 20 derece daha soğuk kalabilmiş. Çekirdekler de daha önce bahsettiğim güvenli limitin 3-4 derece daha altında kalmış.

Önceki teste göre işlemci sıcaklıkları ciddi biçimde artış göstermesine karşın ekran kartının sıcaklığı sadece 3 derece artmış. Bu da ekran kartının işlemci 4.5Ghz'deyken hiç bir sorun yaşamayacağını gösteriyor. 


20 dakikalık 4,8Ghz Aida64 testi sonucunda ortaya çıkan değerler;


 
Projeye başlamadan önce sadece işlemcinin su ile soğutulduğu eski sistemimde işlemciyi günlük olarak 4.8Ghz'de kullanıyordum ve bu çalışma frekansında işlemci ve çekirdek hızları daha önce verdiğim güvenli eşik değerlerinin arasında kalıyordu. Dolayısıyla Pro-Z II'de de aynı performansı görmek istiyorum.
 
Test sonunda, işlemcinin 59Cº derecede kalarak yaklaşık 73Cº olan Tcase max değerinin oldukça aşağısında kaldığını görüyoruz. 14Cº'lik fark Tcase değeri açısından bir sıkıntı olmadığını gösteriyor.
 
Ancak aynı şeyleri Tjunction yani çekirdeklerin sıcaklık değerleri için söylemek yanlış olur. Çünkü çekirdek sıcaklıkları Intel'in verdiği 100Cº'lik Tjmax değerinin oldukça altında kalmasına rağmen kendimin güvenli eşik olarak kabul ettiğim 78Cº'lik değer 3-4 derece geçilmiş durumda. Oysa önceki sistemimde çekirdekler bu testte max. 75-77 dereceleri görmekteydi. Bu nedenle işlemci çekirdeği soğutma performansı olarak gelmek istediğim noktanın ortalama 5 derece daha uzağındayım.
 
Ekran kartı sıcaklığı ise 4.5Ghz'deki testte ulaştığı değerden sadece 1 derece daha artış göstererek 49Cº'ye ulaşmış durumda. Dolayısıyla ekran kartı için hâlâ bir sıkıntı yok ve gpu açısından sistemin soğutma performansı oldukça iyi.
 
Pro-Z II tamamlanana kadar kullanacağım geçici sistem için test sonuçları bu şekilde. Pro-Z II' deki öncelikli amaçlarımdan bir tanesi önceki sistemimde yakalamış olduğum işlemci soğutma performansından ödün vermeden ekran kartı ve ramleri'de performanslı bir şekilde soğutabilmek. Umarım proje tamamlandıktan sonra bu amacıma ulaşırım.
 


Sonuçların Yorumlanması

Bu testler sonucunda su soğutma sistemlerinin hava soğutmaya oranla çok daha iyi soğutma çözümleri olduğunu bir kez daha göstermiş olduk. Genel olarak su soğutma sistemleri baz alındığında ise kurduğumuz sistemin soğutma performansının oldukça kabul edilebilir olduğunu söyleyebiliriz. Özellikle ekran kartı açısından hiçbir sıkıntı yok. Bir tek daha önce sadece işlemciyi soğuttuğum su soğutma sistemlerimde daha iyi sıcaklık değerlerine alışmış biri olarak işlemci soğutma performansı beklediğimin biraz altında kaldı.
 
Ancak hem ekran kartı, hem de çok yüksek değerlere oc'lanmış bir işlemciyi aynı loop(hat) üzerinde soğutmak için tek bir 360'lık radyatörün soğutma performansının istediğim düzeyde olmayacağını önceden hesapladığımdan ikinci bir radyatör kullanacağımı önceki yayınlarımda belirtmiştim. Pro-Z II'de kullanacağımız 140'lık Alphacool Monsta Radyatör muhtemelen hedeflediğim sıcaklık değerlerini yakalamam için yeterli olacak. Umarım yanılmam ve istediğim görsellik yanında, soğutma performansına da ulaşabilirim.

Şimdilik bu kadar. Tekrar görüşmek üzere...
 

19 Haziran 2014 Perşembe

Pro-Z II Alphacool NexXxos Monsta 140 & Acrylic Tubing

Önceki paylaşımlarımda sisteme ekstradan 140'lık Alphacool NexXxos Monsta Single radyatör dahil edeceğimi belirtmiş ve siparişini vermiştik. Ve nihayet canavar elimize ulaştı.





Hemen açıp, incelemeye başladım tabi.

Radyatör single bir radyatör olmasına karşılık gerek 8cm'lik kalınlığı gerekse ağırlığı ile oldukça devasa bir görünüm sergiliyor. Radyatörün üst kısmında bulunan 6 adet porta ek olarak bir adet de alt tarafında tahliye portu var.

Kutu içinden radyatör dışında 5 adet bakır renkli stop fitting, radyatöre fan vb. bağlantılar için yine bakır renkli 30 ve 35mm'lik civatalar da çıkıyor.



 
 
 
Su soğutma projemizin son parçası da geldiğine göre artık yavaştan sistemdeki soğutma sıvımızı taşıyacak akrilik boruların nereden nasıl geçeceğini planlamaya başlayabiliriz.
 
Bunun için rakor ve akrilik borularımız zaten çok önceden hazırdı. Elimde bulunan 12mm Akrilik borulara uygun olan rakorların bir kısmı Bitspower, bir kısmı EK. Bunlardan hangilerini kullanacağıma henüz karar veremedim. 
 
 
 


 
 
Ayrıca muhtemelen bazı kısımlarda daha önce fotoğraflarını paylaşmış olduğum XSPC Flex Beyaz hortumları kullanacağımdan onların kasa saclarında açacağım delikler içinden geçirmek için aşağıdaki tipte rakorlar kullanacağım.
 
 

 
Artık biran önce kasadaki kesip delme ve boya işlemlerini bitirip, su soğutma elemanlarının montaj işine geçmek istiyorum. Ama işlerimin yoğunluğundan zaman yaratamadığımdan dolayı maalesef  sabretmek zorundayım. Daha bu aşamaya geçmek için yapılması gereken çok fazla iş var.
 
1. Kasada boru ve kablo geçişleri için, pompa, rezervuar, radyatör gibi elemanların montajı için ve daha önce gerçekleştirmiş olduğum sac kapamalarda LCD ekranlara ve ledli butonlara yer açmak için kesilecek ve delinecek onlarca yer var.
 
2. Kesme ve delme işlemleri tamamlandıktan sonra pleksi işleri başlayacak. Pleksi levhadan su yolu, bunların şerit ledlerle aydınlatılması, yan kapağa pleksi uygulaması gibi işler zamanımızı alacak.
 
3.  Ancak tüm bu kesip delme işlemlerinden sonra boya işlerine başlayabileceğim.
 
4. Boya işlemleri de bittikten sonra anakartı kasamıza alıp, bloklarımızın ve rakorların montajını yapacağız ve akrilik borularımızı şekillendirmeye başlayacağız.
 
5. Son olarak da güç kaynağımızdan gelen kablolarımızın, fan vb. donanımların kablolarının paracordlarla kaplanması, kablo gizleme ve düzenleme işleri ile projemizin son haline yaklaşmış olacağız.
 
Gerçekleştireceğim bu çalışmaların tüm detaylarını daha önce olduğu gibi fotoğraflayıp burada sizlerle paylaşacağım.
 
Görüşmek üzere. 

Pro-Z II (Worklog-7)

Pro-Z II 'de kasa içi pompa yerleşimim henüz kesin olmadığından pompaya giriş ve çıkış ağızlarının yönünün sıkıntı yaratmaması için Bitspower D5 / mcp655 pump top v2 model bir pompa başlığı aldım.



Bu başlığın avantajı pompayı ne şekilde koyarsanız koyun su yönünü üzerindeki birden fazla giriş çıkış portu sayesinde istediğiniz gibi ayarlayabiliyorsunuz.

Daha önceki sayfada paylaşmış olduğum kendi klasik başlığında soğutma sıvısı önden girip, üstten çıkma zorunda. Bu durum bazen pompayı koymak istediğiniz şekle ters olup, pompanın zorlanmasına ve daha sesli çalışmasına neden olabiliyor. Pompayı koyabileceğim yer açısından daha esnek olabilmek için böyle bir pompa başlığı almayı uygun gördüm. Aldığım yeni başlık ile bu tür bir sorunla karşılaşmayacağım. Son hali aşağıdaki örnekleri gibi olacak;

 
 
 
Pompadaki bu güncellemeden sonra modelleme işine biraz daha zaman harcadım. Pompa, rezervuar ve radyatör yerleşimini aşağıdaki şekilde düşündüm. Kasa içinde gerçekleştireceğim çeşitli mod uygulamaları beni aksi bir çalışmaya zorlamadıkça yerleşimi bu şekilde düşünüyorum.
 
Son çizimlerden sonra aldığım render'lar;
 
 
 






 
 
Böylece çoğu şey hakkında karar verirken görsel olarak yapacağım değişikliklerin nasıl bir görüntü oluşturacağını önceden net şekilde ekranda görebileceğim. Kasada herhangi bir yeri delip kesmeden önce bunu hem görebilmek hem de yaşanabilecek olumsuzluklara önceden önlem almak önemli.
 
Evet, bugünlük de bu kadar. Çok kısa süre içinde tekrar yeni gelişmelerle burada olacağım.
 

14 Haziran 2014 Cumartesi

Pro-Z II (Worklog 6)

Pro-Z II için proje üzerinde çalışmaya devam ediyorum. Kafamda tasarladıklarımı pratikte nasıl ortaya koyacağımın planlarını yaparken bir süredir su soğutma elemanlarının konumları ile ilgili olarak "acaba loop dizilimi nasıl olmalı ?" sorusunun cevabını bulmaya çalışıyorum. Daha doğrusu hangisi daha göze hoş gelecek bir dizilim olur bunun kararını vermeye çalışıyorum. Haliyle şöyle mi olsa, böyle mi olsa şeklinde düşünceler içindeyim. Baktım olacak gibi değil kafamdakileri çizime aktarmaya başlayım dedim.



Bunun içi AutoCAD bilgimizden faydalanmaya başladık. Kasa üzerinde parçaları bir oraya bir buraya koymaktansa, parçaları 3D olarak modelleyip, ekran üzerinde görüp öyle karar vermek daha pratik bir çözüm gibi geldi.

Fırsat buldukça kasamızı ve su soğutma elemanlarını modellemeye başladım.


Swiftech MCP655(Laing D5) Pompa;

Pompamız default olarak satıldığı halinden biraz farklı. Pompanın sıvı giriş ve çıkış portları 1/4 rakor takılabilecek şekilde modlanmıştır.



 



Alphacool NexXxoS Pro III 360 - Rev. 2 Radyatör;


Darkstone Rezervuar;

DH Forum müdavimlerinden Ali arkadaşımın üretimi Darkstone rezervuarı da unutmadık tabi. 





Evet tüm parçaları bu şekilde modelleyip, projenin en güzel haline karar verebileceğim. Böylece kasa üzerinde çok fazla sök-tak işlemi yapıp kendimi yormayacağım.

Parçaları tek tek modellemek zaman aldığından, bir yandan modelleme yaparken bir yandan da boş kasa içine kendi el çizimimle parçaları yerleştirip sistemin akışının nasıl olacağına karar vermeye çalışıyorum.


 
                                Version 1                                
 
 
 
Önceki çalışmam Pro-Z'de sadece iki su soğutma bloğu görev yapıyordu. Biri işlemci bloğu, diğeri chipset bloğuydu. Dolayısıyla 3x12cm'lik fan ve 360'lık(Trible Rad.) bir radyatör gayet yeterli bir performans veriyordu. Ancak Pro-Z II'de sisteme dahil edeceğimiz Ekran kartı bloğu nedeniyle (ekstradan ram blok da var tabi) bu tek 360'lık radyatörün performansı bize yeterli gelmeyecek. Bu nedenle sisteme ikinci bir radyatör eklememiz gerekecek.
 
Yukarıdaki Ver.1 olarak tanımladığım çizimde görüleceği üzere 5.25" lik yuvaların olduğu bölgeye bir radyatör daha ekledim. ilk olarak 240'lık (dual 120'lik radyatör) olarak düşündüğüm tasarımı kasanın o kısmındaki yer darlığı nedeniyle sonradan 140'lık single radyatöre çevirdim. 5.25" lik yuvaların birine zaten fan controller geliyor. Ayrıca her ne kadar eskisi gibi ihtiyacımız kalmasa da bana hâlâ lazım olabilen DVD-RW'da bir yuvayı dolduracak. Bu haliyle bile 240'lık radyatör eklemek güç olacak ki, ekstradan başka bir donanım eklemeniz de mümkün olmayacak.
 
Bu nedenle fazla yer kaplamayacak ve sisteme soğutma performansı olarak iyi bir katkı sağlayacak 140'lık tek bir radyatör kullanmayı daha uygun buldum. Hem yer kaplamayacak, hem de performans verecek bir radyatör !
 
Bu radyatör oldukça kalın olmalıydı... Bu tarife en uygun radyatör de kabul etmeliyiz ki Alphacool'un NexXxoS Monsta serisi radyatörleri. Hemen arayışa girdik ve yurt dışından 140'lık Single Monsta siparişimizi verdik. Gözümüz şuandan itibaren yolda. :D
 
Sisteme ekleyeceğimiz ikinci radyatörün nasıl bir radyatör olacağına kesin olarak karar verdikten sonra soğutma döngüsünün nasıl olacağını düşünmeye devam ettim ve aşağıdaki Ver.2 ortaya çıktı. Açıkçası Ver.1'deki

Rezervuar>Pompa>Radyatör-360>VGA Blok>Cpu Blok>Ram Blok>Radyatör-140

şeklindeki blokların ard arda sıralandığı döngü değil de, fazla ısınan(cpu ve vga) her bloktan önce bir radyatörün devreye girdiği;

Rezervuar>Pompa>Radyatör-360>VGA Block>Radyatör-140>Ram Block>Cpu Blok

şeklindeki döngünün daha uygun olacağını düşünüyorum. Dolayısıyla projemizin genel olarak hali, Version 2 olarak verdiğim aşağıdaki çizime benzeyecek. Döngü aynı olmakla birlikte akrilik boru(plexi) vb. soğutma sıvısının geçiş yollarının farklı varyasyonlarını deneyebilirim.  
 
 
                                                                            Version 2

 

Önceki sayfalarda anlatmaya çalıştığım ancak biraz soyut kalan anlatımlarımdan sonra bu son paylaşımlar ile sanırım sizler de Pro-Z II 'de az çok ne yapmak istediğimi kafanızda canlandırmaya başlamışsınızdır. Umarım beğeni ile takip ediyorsunuzdur.

Tekrar görüşmek üzere. :D